İnsan dediğin nasıl da zalim,

Uğruna kelimelerini üzdüğün,

Gönlünü yorduğun,

Bazen de sadece sebebi uykusuzluğunun…

Odalarımda konaklamaya başladığından beri bu hüzün,

Daha çok susturuyor dilimi, bolluğu yokluğunun.

Şimdi, en çok kendimi ağrıtırken iç çekmelerim,

En çok kendime acizim,

En çok kendime tehlikeli.

Aklıma gelişlerinde,

Seni karşılayış şekline mi hayret edeyim yüzümün,

Yoksa yağan yağmurda sele kapılanın bir ben olduğuma mı ?

Bak yine münasebetsiz bir tebessüm düştü yüzüme,

Son baharı suçlarken ben,

Haddizatında gözlerindi sebebi yüreğimdeki yağışların,

Üstelik bilirdim gerekçesini aklımdaki hüznün,

                                                olmazı sevmişti gönlüm.

 Sen de say ki, bu son vaveylasıdır yazgımın.

Halbuki, en çok kendimi acıtırken ah’larım,

En çok kendime çaresizim,

En çok kendimden ıstırabım.

Doğrusu yine mutsuz bir uykusuzluk çöktü geceye,

Sende kolayıma gelebilseydin keşke, ağrıma gideceğine…

                                                                                     Piraye…

Reklamlar