Hiç düşündün mü?

Yanımdayken bile uzağımda duran kalbinin

Yüreğimde kaç damla yaş biriktirdiğini ?

Gözlerinin her gözüme değişinde

Gördüğünün ben olmadığımı bilme ihtimalimi

Hiç düşündün mü?

Ne, doyasıya akıtamadığım,

Aksa da sana bir şey ifade etmeyeceğini bildiğim göz yaşlarım,

Ne de, bir hayli zamandır bildiklerini “anlamazdan” gelen düşüncelerim

Rahat bırakıyor uykularımı,

Ve yastıklar!

Bir tek onlar iyi biliyor senden kalanlarımı.

Hiç düşündün mü?

Herkesten gizlediğim, acıyan yerlerine rüzgar estikçe yeni yaralar açtığın içimi,

Peki ya,

Gönlünde zerre kadar yerim olmadığını farkına vardıkça, hissettiklerimi,

Hiç düşündün mü?

Hem, yaşamak yerine yaşıyormuş gibi yapmaktan yoruldu gönlüm,

Hem de, tükenmez dediğim kalem bile tükenirken,

Sanırım sonunu yazıyor kalemim bana layık gördüğün bu sessiz ömrün.

Yazmak hep iyi gelmiştir, güzel rüyalara hasret gecelerime,

Lakin, okuyanım hiç olmadı benim,

Belki de kelimelerimin yükü çok ağır diye…

Ben çok düşündüm,

Zamanı mı geldi yoksa veda etmenin,

Bir umutla beklediğim o güzel yarınlara?

Belki de boyun eğmeliyim artık,

Bağıra bağıra susup, hissettiklerime cümle kuramayışıma…

Düşündüm ve sonra,

Ben de sustum bulduğum cevaplara,

Baktım ki insan dediğin, hiçbir şey değil, koca bir yalnızlıktan başka…

 

                                                                Piraye…

 

 

Reklamlar