Şart mıydı?

 Şart mıydı,

Sesinde huzur bulan, gözünde soluklanan yüreğimi

Nefessiz bırakman?

Bu kadar oluru varken,

Olmazların sürüklediği  kaderim yüzünden şimdi bu

Öksüzlüğüm…

Esir düşüncelerimin tutukluk hali belki  geçmez de,

İçimden bir “sen” geçti,

Ben, öyle büyüdüm…

 

Şart mıydı,

Tebessüm ettiren gülüşlerini aklımda,

Her zerreme sinmiş kokunu tenimde bırakman ?

Benden de yorgun aklıma rağmen,

Her gece uyuyor olmak yerine, hep

Seni düşünmekteyim.

Bazen fark ediyorum da kendimi,

Yokluğun almış beni, sensizliğimden ölmekteyim…

 

Peki ya şart mıydı ?

Yalanların götürdüğü o sahte yerlere gitmen,

Gerçekten de gitmekle gidilebilseydi keşke,

Fakat, gel gör ki,

 Kalbin hala göğsümde oturuyor,

Acım arttıkça gülüşüm güzelleşiyor belki ama

Solum yetim kaldığından beri,

Bedenim hep seni ağrıyor…

 

Öyle ki,

Bu sıradan hayatıma tahammülü güç bir kalp bıraktın,

Sessizliğimi dahi  anlamadın ki,

Sözlerimi nasıl anlayacaksın ?

Dünü düşünüp, bugünü hep kaybettiğimden,

Kendimi, kendi halime bırakamayışım da benim mağlubiyetim olsun.

Gidişinin ardından ihtimallere tutunmak daha kolaydı vazgeçmekten

Lakin anladım ki,

Onlarca olasılığın arasında bir bendeki sen yoktun…

Onlarca olasılığın arasında bir bendeki sen yoksun…

 

                                                                  Piraye…

 

 

10 comments

    1. Çok teşekkür ediyorum sevgili Burak. Sizi daha tanımadan sevdim. Bana bir öğrencimi hatırlattınız. :)) Herkese böyle bir okur lazım. Okuyan yüreğinize sağlık.
      Bir şeyin altını çizmek isterim “sair” değilim. Keşke olabilsem.
      Sevgiler…

      Beğen

  1. Yanlış anlaşılmasın emeğe saygım sonsuz.
    Ama neden gerçekler varken yıllardır hep aşk ve sevgi gibi olguları şiir olarak ele alıp yazınca insanlar owowow gerçekten güzel olmuş felan demesi? Şiir okumaktan öte yaşamaktır, hislerinle yaşayıp yazmaktır! Bıktık be abi aşk maşk işleri baydı artık şiirler gerçeklerle keskinleşip yalanlara uçurum olmalı! İte ite atacaksın o yalanları insanların hayatından yaşatarak! Yaşadıklarımdan yazdığım gerçeklerle sivrileşmiş bir uçurum nacizane kalemimden ;

    FRANBOĞAZLI FRANGALAR

    Vurulmuş fitne boğazına franboğazlı frangalar,
    Suyunu çekmiş hayasızlık, fitneyi perdesiz vuran kadar,
    Yazıyorum ak peteğine, damla hakkı merti hazar gölü kadar,
    Kazıyorum mısralarımın sonuna ar-ı, boş anb(arın) arsızlığın kadar,

    Yalanlarınla otur kraker ye, tıkanan boğazın fitnesi krater lake gölü,
    Yaptıkların ölü bi keser, münafıklıktan olmuş sen cehenneme bir eser,
    Ulan ne kalleşsin bi haber mertim, iftirayla vuran çiğersizler,
    Görmez mertliğim hainliğini, hadi topla mısralarımdan erliğimi,

    Bir bahçem var, fitneyle sıkıntı çekmişlere yakın bi yerde,
    Ölüm bahçesinde en kırmızı gül merhametim, bilistifade,
    Ne kadar hainsin, kork rabb’den (de) hakkı hakkaniyetten,
    Keşke ölsem anne hepiniz kurtulsanız, dediğin cümlelerden,

    Akar pınar mısraları hakdan doğrular kısralarım,
    İsraili taşlayan mazlum çocuğum iftirana, taşlı mısralarım ,
    Hadi kasıl fazla dur! bitmez bu içimdeki serüven kudur!,
    Gerçekler vurulmuşsa franboğazlı frangalar, şimdi oldun fokur fokur,

    Hilelerin kahpeliğindeki sanat kazancınınmuştusudur,
    İftiralarınla sallarsın göz yaşları, ulan kahpe benim mağdur,
    Bulanık suyun uğraşma göremezsin o yüzsüz güzünü,
    Sızlan ve kıvran harcını çoğaltsın kuklan olan baban,

    Sözlerim toprağına ağır gelmesin,
    Mısralarımı dinle gerçekten erirsin,
    Şu dünya kime kalcak ha kahpe bilirsin,
    Bu kadar yeter şimdilik, süngüsü depreşmesin..

    Yazar : Muhammed Ali YAĞMURLU
    Tarih : 20.10.2018 / 03.43

    Beğen

    1. Sizinde kaleminize sağlık. Sayfanızı göremiyorum belki var belki yok belki de benden kaynaklı. Her türlü eleştiri serbest saygı çerçevesinde elbette, görüşlerinize saygı duyuyorum fakat katılmıyorum. Siz bıkmış olabilirsiniz ki bıktıysanız ilginizi çeken sayfaları takip edersiniz lakin ben buyum böyleyim ve bu halimi değiştirmeyi aklımın ucundan geçirmem. Sevdiğim kadar varım sevildiğim kadar yaşıyorum. Herkesin yaşadığı da kalemine döktüğü ya da dökebildiği kadar farklıdır. Yaşanmamış bir duyguyu anlatmaya güç yetmez zaten. Gerçekler yaşananlardır, hislerle yaşayıp yazılanları okudunuz burada… Beğenirsiniz beğenmezsiniz, takdir beklemiyorum. Sevgiler…

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s