İnsan bazen kendiyle karşılaşır ya,

Adına “ilham” da denir,

Pencereyi açarsın gelmez, müzik dinlersin yine gelmez.

Ben o ilhamı arayanlardan değildim,

Kendimi buldukça yazdım.

Hep, bana kalanlar okunurken keyif alınsın istedim,

Oysaki senden kalanlardan daha çok keyif alırdım.

Bana şiirlerini hatırlatırdın, varlığı armağan olan Nazım’ın.

Çünkü sen,

Ruhuma iyi gelen, yüreğimi besleyen,

Hafızama unutulmaz cümleler kazıyandın,

Sen….sen ezber bozandın,

Ben ise, ezberini bozmamak için, suyun olmadığı yerde balık olan,

Ne Zühre idim, ne Leyla,

Kim olduğumu bile unutmuştum adeta,

Olmayan sudan çıkmış bir balıktım, ezberlerimi bozduğunda.

Hala ezberim yok ama adımı hatırlıyorum artık,

Ben Piraye idim, sen Nazım.

 

Okuduğum tüm şiirler sendin,

Dinlediğim tüm şarkılar sana söyleniyor,

Rüzgar bile “sen” diye esiyor sanırdım.

Ancak,

Sözlerin kulağımda sadece bir melodi artık,

Sende, aramadan bulduğum o tanımsız ilham kaldın,

Ben Piraye idim, sen Nazım,

Ne yazık ki ikimize de yabancıyım artık!

                                               Piraye…

 

Reklamlar